Kale – Hz Süleyman Camisi (Mizgefta Hezretî Silêman)
Kale – Hz Süleyman Camisi (Mizgefta Hezretî Silêman),kale,hz,süleyman,camisi,mizgefta,hezretî,silêman
Kela Navîn’in sur duvarlarına bitişik olarak inşa edilen cami, halk arasında Hz. Süleyman ve Nasiriye Cami olarak da bilinir. Diyarbakır’ın müslümanlar tarafından alınması sırasında şehit düşen 27 sahabe burada defnedilmiş, daha sonra burası bir ziyaret ve ibadet yerine dönüşmüştür.

Kale – Hz Süleyman Camisi (Mizgefta Hezretî Silêman)
Kela Navîn’in sur duvarlarına bitişik olarak inşa edilen cami, halk arasında Hz. Süleyman ve Nasiriye Cami olarak da bilinir. Diyarbakır’ın müslümanlar tarafından alınması sırasında şehit düşen 27 sahabe burada defnedilmiş, daha sonra burası bir ziyaret ve ibadet yerine dönüşmüştür. Caminin üzerinde bulunan kitabeye göre, 1156-1179 yılları arasında Nisanoğulları Dönemi’nde Ebul Kasım Ali tarafından yaptırılmıştır. Bu türbede caminin içine ve avluya açılan iki tarihi kapı vardır. Caminin bitişiğindeki türbede yatan sahabelerin varlığı ve bu sahabelerle ilgili efsanelerden dolayı özellikle perşembe akşamları ve cuma günleri yoğun olarak ziyaret edilir.
27 Sahabe Efsanesi:
Murtaza Paşa döneminde bu şehit sahabelerin türbedarı Şeyh Muhyiddin Efendi imiş. Türbedar her perşembe akşamı şehitlerin cenazelerinin bulunduğu mahzene iner, onların bozulmamış bedenlerindeki yaralarından akan kanı pamukla siler ve temizlermiş. Bir gün pamuk alacak parası kalmadığı için çarşıda sıkıntı içinde gidip gelmeye başlamış. Bir ara ak harmanili bir zat karşısına çıkmış ve kendisine  para vermiş. Türbedar bu para ile pamuk alıp, şehitlerin kanını silmek üzere mahzene gitmiş. Şehitlerin üzerinde Murtaza Paşa tarafından yenilenen bir örtü varmış. O güne kadar örtüyü kaldırıp cenazelere bakmayan türbedar, merak edip örtüyü kaldırmış ve örtünün altında gördüğü kişinin çarşıda kendisine para veren zat olduğunu görmüş ve korkudan dili tutulmuş. Bu olay duyulunca şehitlerin kanları artık akmaz olmuş, bir süre sonra mahzene açılan kapı duvarla örülmüştür.
Şu an bu mahzene inen herhangi bir kapı yoktur ve eski kapının da nerede olduğu bilinmemektedir. Bu sahabelerin isimleri Murtaza Paşa döneminde yazıldığı anlaşılan manzum bir kitabe üzerinde yazılıdır:
“Reis-i cümledir Sultan Süleyman
Rıdvan kardeşi Mesud ey can
Beşir u Hazma, Amr u Şabe, Sabi
İki Zeyd, iki Halid, biri Numan
Muhammed iki, Abdullah üçdür
Hasan nam iki, biri Kab’i Zişan
Fudayl u Malik u Fahr u Ebul Hamd
Ebi Nasr u Magir’e eyle izan. ”
Buradaki isim listesinden 27 sahabenin burada yattığı anlaşılır.

 



Bu İçerik 13.09.2011 Tarihinde Cami ve Medreseler Kategorisinde Yayınlanmıştır