Baydemir: Bütçenin yüzde 10’unu Surlara ayıralım
Baydemir: Bütçenin yüzde 10’unu Surlara ayıralım,baydemir,bütçenin,yüzde,10,unu,surlara,ayıralım

Diyarbakır Valiliği ve Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi ortaklığıyla “Diyarbakır Kalesi ve Tarihi Şehri” başlıklı ICOMOS/ ICOFORT toplantısı tamamlandı. İki gün süren ve 15 farklı ülkeden uzmanların deneyimlerini aktardığı toplantının sonuç deklarasyonubasınla paylaşıldı. Mardinkapı’da bulunan Diyarbekir Evi’ndeki kahvaltılı basın açıklamasına Vali Mustafa Toprak, Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir, Diyarbakır Kalesi ve Surlar Alan Başkanı Nevin Soyukaya, ICOFORT Başkanı MilagrosFlores, ICOMOS TR Milli Komitesi Genel Sekreteri Doç.Dr. İclal Dinçer ve 15 farklı ülkeden ICOMOS ve ICOFORT yetkilileri katıldı.

Toplantıda konuşan Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir, 13 yıldır kesintisiz süren kültürel mirasın korunması, işlevlendirilmesi, bir yaşam alanı haline getirilmesi ve gelecek nesillere korunarak aktarılması konusunda kentin tüm dinamikleriyle birlikte çok önemli bir süreci tamamladıklarını söyledi. Bu birliktelikten çok büyük dersler çıkarttıklarını söyleyen Baydemir, toplantının azim ve kararlılıklarına büyük bir moral kattığını belirterek,“Doğru yolda olduğumuzu bir kez daha anladık. Diyarbakır surlarına dair, kültürüne dair ve gelecekte yaşanacaklara dair söylediğimiz her sözün aslında daha büyüğünü söyleme hakkına sahip olduğumuzu bir kez daha anladık” diye konuştu. Diyarbekir Evi’ne gelirken yolda Diyarbakır surlarının inşa edildiği taşların ve küçelerdeki taşların konuklara aktarmak üzere 15 ayrı dilde ‘Hoşgeldiniz’ dediklerini söyleyen Baydemir şöyle konuştu: “Taşlar bana şunu fısıldadı: Dünyanın bütün dillerinin, bütün inançlarının Mezopotamya coğrafyası içerisinde kardeşçe, barış içerisinde, birlikte yaşayabileceğini müjdeliyorlardı. Bu itibarla bütün bu çabamız hem kültürel mirasın gelecek nesillere aktarılması hem de özü itibariyle de bir barış çabasıdır. İnsanlığın tekrar özüyle buluşturulması çabasıdır.” Diyarbakır’daki yaşayanlara, tüm sivil toplum örgütlerine, tüm kurum kuruluşlara, bütçesi olan bütün örgütlere seslenen Baydemir, “Bugünden itibaren yıllık bütçemizin en az yüzde 10’unu Diyarbakır surlarının, kültürel mirasının, tarihi eserlerinin geleceğe taşınmasında kullanalım” şeklinde çağrıda bulundu. Baydemir, “ Şüphesiz ki Diyarbakır halkı sahip çıktığı oranda biz başarmış olacağız” diye konuştu. Daha sonra toplantının 10 maddelik sonuç bildirgesini ICOMOS Türkiye Milli Komitesi Yedek Üyesi Prof. Dr. Zeynep Ahunbay okudu. Ahunbay, uluslararası uzmanların ve ICOMOS Türkiye Milli Komitesi’nin yasal düzenlemelerdeki zorlukların aşılabileceğini; tüm paydaşların konuya inanması ve desteklemesinin esas olduğunu belirterek, “Merkezi ve yerel yönetimlerin, paylaşımcı, şeffaf, eylemlerde mutabakat arayan, ilgili tüm kurum ve kuruluşlar arasında eşgüdüm ve işbirliğini sağlayan bir politika gütmeleri gerektiğini bir kez daha vurgulamayı görev saymaktadır” dedi. Toplantının çıktıları şu maddelerden oluştu: 1- Diyarbakır Valiliği’nin ve Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi’nin tarihi kenti eski güzelliğine kavuşturmak için gösterdiği büyük çaba, ayrılan kaynaklar, yapılan araştırma ve belgeleme çalışmaları takdirle karşılanmış; kentin anıtlarının ve dokusunun korunması, uygun olmayan binaların yıkımı konusundaki çalışmaların devamının yararlı olacağı belirtilmiştir. 2.Diyarbakır’ın soyut ve somut kültür mirasını yaşatmak için güçbirliğinin önemine dikkat çekilerek, sivil toplumla birlikte çalışmanın, yapılmak istenenleri halkın her kesimineanlatmanın ve katkılarını almanın;şehirde yaşayanların kültür mirasıyla ilişkisinin güçlendirilmesinin, bilinç artırımının sürdürülebilir bir başarı için önemine dikkat çekilmiştir. 3.Geçmişi çok gerilere giden tarihi kentin dokusu yer yer bütünlüğünü yitirmiş olduğundan, Dünya Mirası dosyasının hazırlanmasında kent dokusunun karakterine ve tarihi anıtlara değinmekle yetinilmesinin uygun olduğuna; başvurunun Diyarbakır surları ve HevselBahçeleri’nin oluşturduğu peyzajla sınırlanmasının doğru olacağı görüşü benimsenmiştir. Surların Hevsel bahçeleri ve Dicle nehri ile birlikte oluşturduğu siluetin ve kültürel peyzajın korunması için gerekli tampon bölgenin tanımlanmasının önemi, Sur içi kentinin korunması için ciddi çabalar gerektiği ve bunun önemli olduğu vurgulanmıştır. 4.Günümüzde artan çevre sorunlarına karşı kentsel tarım alanlarının genişletilmesi ve temiz, sağlıklı gıda için tarihi kentin yakınında tarımın teşvik edilmesinin yeşil alanların; yeşil dokunun tarihi sürekliliğinin korunmasını sağlayacağı; bu konuda Ziraat Mühendisleri Odası’nın temsilcilerinin katkısının alınmasının yararlı olacağı görüşü belirmiştir. 5.Dünya Mirasıbaşvurusunda vurgunun surların sıradışı, ünik özellikleri ve Dicle çevresindeki doğal alanın değeri, kentin siluetine etkisi üzerinde olması gerektiği;başvurunun tamamlanması için kuzey Mezopotamya ve Akdeniz çevresindeki kalelerlekarşılaştırmalı çalışmalar hazırlanmasının önemi vurgulanmıştır. 6.Dünya Mirası doğal ve kültürel miras öğelerinin, ya da alanlarının sahip olması gereken “Üstün Evrensel Değer”in, Diyarbakır özelinde ne olduğunun, ayrıca,özgünlük, bütünlük ölçütlerinin ne şekilde sağlandığının kağıda dökülmesi ve bu niteliklerin sürdürülebilmesi için gerekli yönetim sisteminin açıklanması gereğine işaret edilmiş; uygulamaların başarısı, üstün nitelikli onarımlar ve özgünlüğün korunması için disiplinlerarası bir Danışma Kurulu’nun oluşturulması tavsiye edilmiştir. 7.Kültür mirasının geleceğe aktarılması isteğine koşut olarak geleceğin yetişkinlerin ve çocukların kültür mirası konusunda iyi eğitilmelerine önem verilmelidir. 8-Dünya Mirası olması istenen kültür mirasının ve doğal alanın sürekli bakımının ve korunmasının sağlanması için sorumlu kuruluşların teknik personelinin eğitilmesi, sürekli bakım ekibinin oluşturulması önemlidir. Uygulamalarla ilgili ekibin kapasitesinin arttırılması için eğitim verilmesi önerilmiştir. 9.Koruma çalışmalarını desteklemek için daha çok sponsor bulmak konusunda girişimlerde bulunulması; yerel halkı yerinde koruma ilkesinden hareketle, yatırımcıların tarihi evleri onarıp bir süre kullandıktan sonra tekrar asıl sahiplerine iade eden bir turizm uyarlaması sisteminin denenmesi tavsiye edilmiştir. 10.Maket yapılması, halkla, özellikle gençlerle ilişkiler açısından iyi bir başlangıç olarak değerlendirilmiştir. Bu ve benzer yaratıcı araçlar, çözümler için projeler geliştirilmesi teşvik edilmelidir.



Bu İçerik 16.04.2013 Tarihinde Güncel Kategorisinde Yayınlanmıştır